{“title”: “12 Yaşındaki Kız Çocuğu Kaçırma ve Evlilik Planı: Diyarbakır Mahkemesinden Karar”, “content”: “
Geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da yaşanan ve geniş yankı uyandıran olayda, 12 yaşındaki bir kız çocuğunun kaçırılması ve ‘evlenecektik’ bahanesiyle ilgili gelişmeler mahkeme kararlarıyla sonuçlandı. Olay, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bulunan Peyas Mahallesi’nde gerçekleşti. Kız çocuğu, ailelerinin kayıp olarak bildirmesinin ardından, polis ekipleri tarafından yürütülen detaylı soruşturmalar neticesinde bulunabildi. Sosyal medya platformları üzerinden tanışan ve birlikte plan yapan zanlılar, polis takibi sonucunda suçüstü yakalandı ve gözaltına alındı.
Davalarda, zanlı Z.Ş.’nin suçunun detayları ve mağdurun yaş durumu büyük tartışmalara yol açtı. Mahkeme dosyasına giren raporlarda, kız çocuğunun kemik yaşının 16 olarak belirtilmesine rağmen resmi kayıtlarda 12 yaşında gösterilmesi dikkat çekti. Ayrıca, mesaj kayıtlarında mağdurun, sanığa 18 yaşına gireceği gün hakkında bilgiler verdiği ve birlikte kaçmaya yönelik planlar yaptığı da ortaya çıktı. Mağdur, ifadesinde, sanıkla yaklaşık iki yıldır görüştüklerini ve kendisini kaçırmasını istediklerini söyleyerek, dört gün boyunca parklar ve açık alanlarda birlikte kaldıklarını belirtti.
Sanık Z.Ş. ise savunmasında mağdurun kendisine 16 yaşında olduğunu iddia etti ve evlenmek amacıyla kaçtıklarını öne sürdü. Ancak, mahkeme heyeti, sanığın mağdurun gerçek yaşını bildiğine dair kanıtların bulunmadığını ve dosyadaki bilgiler ışığında mağdurun 15 yaşından küçük olduğunu reddetti. Bu çerçevede, mahkeme sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraat kararı verdi. Fakat, sanığın suçunun nitelikli cinsel istismara değil, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna karar verildi. Resmi süreçte, başlangıçta üç yıl hapis cezası verilen sanık için, eylemlerin birden fazla kez gerçekleştiği gerekçesiyle ceza 3 yıl 9 aya çıkarıldı ve yapılan takdir indirimleriyle 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası getirildi. Mahkeme kararı, taraflar açısından Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’ne itiraz yolu açık tutularak kesinleşmedi.”}