İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde gerçekleşen ve genç bir bireyin hayatını kaybetmesine neden olan trajik kazaya ilişkin davada önemli gelişmeler yaşanıyor. 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur’un kontrolündeki aracın, arızalı bir şekilde yol kenarında park halinde olan üç ATV tipi araca çarpması sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetmişti. Bu olayın ardından açılan davanın duruşması, mahkeme cephesinde yeni kararların alınması ve taraflar arasında yaşanan tartışmalarla devam ediyor. Dün gerçekleştirilen duruşmada, kazaya ilişkin tanıkların ifadeleri ve olayın ardından geçen sürede yaşananlar detaylı olarak masaya yatırıldı.
Mahkeme salonunda yapılan duruşmaya, Almanya’da tutuklu bulunan sanık Timur Cihantimur’un avukatları katılmadı. Buna rağmen, mağdurlar ve onların avukatları ile sanığın avukatları hazır bulundu. Tanıklar, kazanın oluş şekli ve olay sırasında yaşananları anlatırken, aralarındaki çelişkili ifadeler de dikkat çekti. Örneğin, olay sırasında kazaya şahit olan Hasan Topal, olay anında yaşadığı şaşkınlığı ve kazanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin detayları paylaştı. Keçici ise olay anında yaşananları ve kazanın yoğun hızla gerçekleştiğine vurgu yaparken, kazanın mahallenin dar ve dönemeçli yolunda gerçekleştiğini belirtti. Bu ifadeler, mahkemede olayın gerçekten nasıl meydana geldiğine ilişkin karakteristik bir tablo sundu.
Bir diğer önemli detay ise, sanık Cihantimur’un avukatlarının mahkemeye sunduğu yeni gelişmeler oldu. Avukatlar, müvekkillerinin mağdur ailelerle tazminat karşılığında anlaştıklarını ve diğer müştekilerle de bu yönde görüşmeler yaptıklarını açıkladı. Bu açıklama, ailenin ve kamuoyunun tepkisini çekti. Ayrıca, mahkeme tarafından alınan yeni raporda, kazanın ve ölümün arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi. Bu rapor üzerine mahkeme, sanığın iade sürecinin beklenmesine karar verdi ve duruşmayı 2 Aralık tarihine erteledi. Öte yandan, mağdur Aci ailesinin temsilcisi olan baba Özer Aci, maddi desteklerin kabul edilmediğini ve manevi açıdan da herhangi bir destek talebinde bulunmadıklarını dile getirerek, adaletin paraya dayandırılamayacağını ifade etti. Aile, olayın manevi ve maddi boyutlarıyla ilgili beklentilerini net bir biçimde açıkladı ve adalet arayışlarının devam edeceğinin sinyalini verdi.